|
Sıpadan Adası

Yazı
ve Fotoğraflar:Varol Özkaner
Sualtı
Dünyası'nda bu ay eşim Yasemin'le beraber Malezya -Borneo'da
bulunan muhteşem dalış noktalarından ikisi olan Sıpadan
adası ve Kapalai'de bir hafta boyunca yaptığımız dalışlardan
ve bu bölgeye Türkiye'den nasıl ulaşılabildiğinden bahsetmek
istiyorum. Güneydoğu Asya ülkelerinden olan Malezya doğu
ve batı Malezya olmak üzere iki ana parçadan oluşur. Başkent
Kuala Lumpur'un da bulunduğu Doğu Malezya Tayland'ın güneyinde
ana karaya bağlı kuzey - güney doğrultusunda 800 km boyunca
uzanan bir yarımadadır. Batı Malezya ise Güney Çin Denizi'nin
ana karadan ayırdığı Borneo adası'nın kuzeyidir. Türkiye'ye
vize uygulamayan ülkelerden biri olan Malezya'nın dalış
cennetlerine ulaşmak için en uygun iki alternatif yolculuğun
ilk etabı olan İstanbul - Kuala Lumpur ayağını Türk Havayolları
ya da Malezya Havayolları ile uçmak. 10 saat kadar süren
bu etap sonrasında Kuala Lumpur'dan bineceğiniz uçakla Borneo
adası'nda Kota Kinabalu adlı merkeze geçiyorsunuz. Bu yolculuk
da 4 saate yakın sürmekte. Kota Kinabalu'dan ada üzerinde
bulunan başka bir merkez olan Tawau'ya uçuş ise 50 dakika
civarı sürüyor. Bu aynı zamanda gidiş yolunun son uçak yolculuğu...
Tawau'dan sizi alan minibüs yine 50 dakika kadar sürecek
bir yolculuk sonrasında tüm yolun son etabı olan ve yine
50 dakika kadar sürecek tekne yolculuğuna başlayacağınız
limanın bulunduğu Semporna'ya ulaşıyor. Bu arada hatırlatmakta
yarar var; diğer tüm Avustralya ülkelerinde olduğu gibi
Malezya'da da trafik soldan gidiyor.
Tawau - Semporna arasında yol boyunca her iki koldan
sizi takip eden muz ağaçları, hatta dev muz ormanı demek
daha doğru olur, görsel bir şölen sunarken bir yandan da
içinizi burkuyor. Çünkü bu muz ormanı insan eliyle oluşturulmuş
ve ticari değeri yüksek olan onbinlerce muz ağacını ekecek
alanın kazanılması adına
Borneo'nun doğal örtüsü olan canının önemli bir kısmı katledilmiş.
Semporna'daki küçük limana ulaştığınızda konaklama rekonfirmasyonlarınız
yapılıp, tatilinizin bitiş günü ve geri dönerken sizi Borneo'ya
geri getirecek botun saati belirleniyor. Kapalai ve Sıpadan'daki
konaklama aynı sirket tarafından yürütüdüğünden konaklama
ve dalış noktalarınızı seçmekte serbestsiniz. Tatiliniz
süresince her iki lokasyonda da konaklayıp dalış yapma şansınız
var.
Semporna'dan kalkan hızlı bot sizi birbirine 15 dakikalık
tekne yolculuğu kadar yakın olan Kapalai ve Sipadan adasına
ulaştırıyor.
Kapalai'den ada diye söz etmem pek doğru olmaz. Burası her
gün yaşanan gel - gitler de hesaba katılırsa yüzeye en yakın
tepesi ortalama deniz yüzeyinin 2 metre kadar altında kalan
büyük bir mercan resifi. Konaklanan tesis bu resifin üzerine
kurulmuş ve resif üzerinde kalaslar üzerinde sabitlenmiş
müstakil odalardan oluşuyor. Odalar, dalış merkezi ve restoran
iskelelerle biebirine bağlı. Oldukça konforlu olan odaların
balkonlarından hemen altınızdaki resifi ve sayısız türdeki
deniz canlısını daha dalış bile yapmadan izleyebilirsiniz.
Kapalai dalışları resifin hemen çevresinde ya iskeleden
ya da dalış teknesiyle tesisten 1 ya da 2 dakikalık yol
katederek ulaşılan noktalardan yapılıyor. Kapalai özellikle
makro fotoğraf meraklılarını kendilerinden geçirecek zenginlikte
bir bölge. Dalışlar g enelde
15-20 metre arası derinliklerde yapılıyor. Sudaki plankton
miktarının çokluğu dolayısıyla görüşün azlığı ilk etapta
insanı umutsuzluğa soksa da makro cenneti olan bu bölgede
dalıştan keyif almanın resif üzerindeki detayları çok yakından
incelemekten geçtiğini keşfedince gerçekle düş arasında
ne kadar ince bir çizgi olduğunu görüyorsunuz. Adeta her
taşın altında ayrı bir yaşamın sürdüğü bu bölgede tecrübesizliğinize
kurban gidip bir şeyleri kaçırmamak için yapmanız gereken
tek şey dalış rehberinizin paletinin dibinden ayrılmamak.
Yılın 12 ayı burada yaşayan ve ömrünü bu canlılarla gaçiren
bu insanlar genelde bölgenin lokal insanları ve inanın en
küçük canlıyı bile pas geçmeyecek dalış birikimine sahipler.
Belki tek başınıza onlarca dalışta göremeyeceğiniz canlıyı
size bir tek dalışta gösterebiliyorlar. Dalışların derin
olmaması sürenin 50 dakikalara kadar uzayabilmesini sağlamakta.
Kapalai'de restoranın hemen arkasında bulunan mutfağın altı
o bölgede en çok hoşumuza giden bir kaç dalış noktasından
biriydi. Hayvanat bahçesinden farksız bu nokta büyük bir
popülasyona ev sahipliği yapıyor. 'Mutfak altı' dalışlarında
normal dalışlarda görmediğiniz sayıda müren ve aslan balığını
birarada görebilirsiniz. Fakat zaten planktonca zengin olan
suya mutfak atıkları ve akıntının az oluşu da eklenince
nokta, video ya da fotoğraf çekimi için verimsiz hale geliyor.
Yine de makro çalışanlar için umut var burada…
Kapalai'dekine benzer bir faunayı hemen yakın komşusu olan
Mabul Adası'nda da bulmak mümkün.
Sıpadan ise Kapalai'ye oranla sualtında daha fazla görüş
mesafesi sağlamakta. Yine de plankton zengini olan bu sulara
da 'cam gibi' diyemezsiniz. Ama bu kadar çok sayıda türü
bir arada görebilmenin de diyeti bu . Eğer su planktonca
bu kadar zengin olmasaydı popülasyon muhakkak ki azalacaktı.
Büyük balık cenneti olarak adlandırabileceğim Sıpadan'da
sualtı yine rüya gibi… Ada, daha doğrusu adacık, çevresinde
bir yürüyüşü yarım saatte tamamlayabileceğiniz kadar küçük.
Yoğun tropik bitki örtüsü, bembeyaz kumsalı, o güne dek
sadece belgesellerde
gördüğümüz kuş ve sürüngen türleriyle tam bir rüya adası.
Konaklama imkanları Kapalai kadar konforlu olmasa da daha
samimi yerel insanlarıyla ve sağladığı tropik bir adada
bir kaç gün de olsa yaşama imkanıyla Sıpadan tek kelimeyle
muhteşem…
Sıpadan'da dalışlar tekne ve kıyı dalışları olarak ayrılmakta.
Kıyı dalışlarını dalış merkezinin hemen önünden yapabiliyorsunuz.
20 metre kadar yüzerek geçtiğiniz bir sığlıktan sonra Drop
off adını verdikleri duvara ulaşıyorsunuz. Dalışlar bu duvar
boyunca yapılıyor. Bize rehber dalgıçlarca söylendiğine
göre Drop off 600 metre gibi derinliklere kadar inen dev
bir duvar. Burada yapılan özellikle gece dalışlarında dibi
merak etmemek en sağlıklısı gibi! Ada çevresindeki diğer
dalış noktaları tekneyle 5-6 dakika gibi sürelerde ulaşılan
resifler. Buralarda ev sahibiniz olan büyük sualtı canlıları
arasında resif ve leopar köpekbalıkları, akyalar, barakudalar,
deniz kaplumbağaları ve oldukça iri papağan balıkları sayılabilir.
Ayrıca mevsime göre bölgeye gelen balina, köpekbalığı, çekiçkafa
köpekbalığı ve mantalar da bu büyünün birer parçası. Nisan
ayı sonlarında yaptığımız Sıpadan dalışlarında hayalimiz
olan balina köpekbalığını göremesek de yüzlerce çekiçkafa
köpekbalığından oluşan bir sürüyle karşılaşmak bizim için
inanılmaz bir deneyim oldu.
Fotoğraf ve video çekimi açısından dalışları kategorize
etmemiz gerekirse Kapalai önceden de belirttiğim gibi makro
çekimler için, Sıpadan ise sunduğu iri ve sürüler halinde
gezen canlılarıyla geniş açı ve yine makro için ideal. Yaşayacağınız
bir dezavantaj bu kadar zengin bir suda nereye bakacağınızı
şaşırmanız olabilir. Birilerinin size kamera şakası yaptığı,
bunca balığın bir arada
olamayacağı şüphenizi atlatmanız ilk bir kaç dalışınızı
buluyor. Bu sure içinde inanın çekime nereden başlamanız
gerektiğini düşünüp duruyorsunuz.
Fotoğraf çekerken eğer dijital ekipman kullanmıyorsanız
dalıştan çıkarken son 4 - 5 kareyi son anda karşılaşacağınız
sürpriz kareler için saklamalısınız.
Sıpadan'da E-6 dia banyosunun yapılabildiği fasiliteler
de bulunmakta. İlk makaranızı burada yıkatıp çekimlerinizin
kalanında nelere dikkat etmeniz gerekeceğini belirleyebilirsiniz.
İlk makaradan sonrasını Türkiye'de çoğunluğu İstanbul'da
bulunan laboratuvarlarda yıkatmak kesinlikle daha güvenli.
Hem Sıpadan, hem Kapalai'de ve sanırım bölgede bulunan diğer
tüm dalış noktalarında dalışlarda size sunulan bir başka
konfor da dalışı nerede bitirirseniz dalış teknenizin sizi
gelip oradan alması. Bu, dalıcıyı akıntıya karşı güç harcamak
külfetinden kurtarıp tamamen dalışına odaklanmasını sağlayan
bir unsur.
Dalışlarla ilgili son olarak deniz suyu ve hava ısısından
söz etmek istiyorum. Ekvatoral kusakta bulunduğundan bölgede
ısı yılın tümü 30 derece civarında ve yağmurlu ve yağmursuz
olmak üzere iki mevsim yaşanmakta. Suyun ısısıda yüzey ve
sığlıklarda genellikle 25-28 derece arasında değişmekte.
Dalış derinliğiniz arttıkca ısıda az da olsa bir düşüş hissediyorsunuz.
Bölge için ideal dalış elbisesi 3mm civarı el ve ayak bileklerine
kadar bir dalış elbisesi olabilir. Shorty tavsiye edilmemesinin
sebeplerinden biri
sudaki zengin mikroorganizmaların dalış sırasında cilde
temasta geçici de olsa kaşıntı ve kızarıklıklara neden olması.
Diğer sebep ise dalış boyunca yakınında bulunduğunuz resiflere
akıntının da desteğiyle diz ve avuçlarınızın temas etme
ihtimali. Bazen jilet keskinliğinde olabilen sert mercanlar
kalıcı ya da izi uzun sürelerde yok olabilen yaralanmalara
neden olabilmekte. Bu noktada dalışlarda ince eldiven kullanmanın
gerekliliği de ortaya çıkıyor.
Yine suyun mikroorganizmalarca zenginliği dolayısıyla dalıcılarda
göz ve kulak enfeksiyonları görülebilmekte. Olmazsa olmazlar
listenizde göz ve kulak damlasının da bulunması bu noktada
önemli.
Tüm dalış ekipmanı dalış merkezlerinden kiralanabilmekte.
Fakat Türkiye'den ekipman götürmek biraz zahmetli de olsa
çok daha ekonomik.
Mesleğimle ilgili olarak hazırladığım ve ağırlıklı olarak
moda çekimlerimin bulunduğu www.varolozkaner.com adresli
web sitemde Malezya dalışlarından da karelerin bulunduğu
sualtı çekimlerimden oluşan portfolyom sitenin 'E' kodlu
kategorisinden ziyaret edilebilir. Ayrıca Sıpadan'da yaptığımız
dalışların çekim arkası görüntüleri de sitemin video kategorisinde
bulunmakta.
Herkese iyi dalışlar…
|
|