Mesudiye Şehitlerine Saygı

Deniz
Kuvvetleri Komutanlığı, sivil ve askeri personeli bir araya
getirerek Mesudiye'de şehit olan denizciler anısına özel
bir dalış düzenledi.
Bu dalış ekibine kabul edilmiş olmanın verdiği gururla hocam
Erhan Öztürk'le birlikte İstanbul'da Savaş Yapman'la buluşarak
Çanakkale'ye doğru yola çıktık. 18 Haziran akşamı Çanakkale
Subay Orduevi'nde düzenlenen kokteylle hem dalış yapacak
askeri ve sivil personelin tanışması sağlanırken hem de
dalış hakkında bilgi verildi. Kokteylin ardından düzenlenen
dalış bilgilendirme toplantısında önce Mesudiye Zırhlısı'nın
tarihçesi hakkında bilgi verildi. Bölgenin durumu ve gece
rov cihazıyla alınan görüntüler izlettirilerek dalıcıların
dalış bölgesi hakkında bilgilenmesi sağlandı.
Toplantıda, dalışa katılan Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral
Lütfü Sancar, geminin enkazının kötü bir halde olduğunu,
çok fazla görülecek bir şey kalmadığını belirterek, bu dalışın
şehitler anısına yapıldığını ve bunun unutulmamasını istedi.
Daha sonra kimlerin ne sırayla ve neyle dalış gemisine intikal
edileceği bilgisi de verildikten sonra toplantı bitirildi.
Ancak kısa bir süre içerisinde kaynaştığımız SAS, SAT ve
Aksaz Dalış Okulu personeli bizi bırakmadı. Birlikte yediğimiz
yemek ve keyifli sohbetleri güzel bir gece geçirmemizi sağladı.
Ertesi sabah Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait TCSG 106
botuyla Şehir Hatları İskelesinden alınarak Sarısığlar mevkii
ndeki
dalış yapacağımız Deniz Kuvvetleri Komutanlığı TCG AĞ-5
kurtarma gemisine nakledildik.
Bir yandan Necmettin Halil Onan'ın "Dur Yolcu"
adlı şiirinin ilk dizelerini kazındığı dağın eteklerinde
okurken bir yandan da scuba malzememizi bize gösterilen
yerlere yerleştiriyorduk. Yapacağımız dalışın hem heyecanı
hem de gururu adrenalin olarak damarlarımda dolaşmaya başlamıştı
bile. Gemi komutanının brifing anonsuyla Dalış Amiri yapılacak
dalışın brifingini vermeye başladı.
Bu arada dalış öncesi Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral
Metin Ataç ve beraberindeki askeri heyet, geminin battığı
Sarısığılar mevkiinde, denize saygı çelengi bıraktıktan
sonra basın mensuplarının alındığı gemiden indirilen rov
cihazıyla dalışları izledi.
Dalış planına göre önce Haluk Cecan ve ekibi Güney Deniz
Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar ve Emekli Koramiral
Ekmel Totrakan ile birlikte inerek gemiye "13 Aralık
1914 tarihinde bu mevkide batırılan Mesudiye Zırhlısı'na
yapılan saygı dalışı" yazan plaketi bırakacaktı. Daha
sonra SAS ve SAT personelinden oluşan dalış rehberleri eşliğinde
sivil personel ikişer ikişer suya alınarak belirlenen hat
üzerinde anma dalışını gerçekleştirecekti. Dalış amiri dalışta
önceliğin güvenlik olduğunu vurgulayarak brifingi bitirdi
ve hazırlanmaya başladık.
Bu sırada güvenlik için Çanakkale Boğazı'nın gemi ve tekne
trafiğine kapatılmasının yanı sıra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na
bağlı gemiler ve bir de Sahil Güvenlik helikopteri dalışa
eşlik etti.
Dalışlar planlandığı gibi gerçekleşti. Benim dalış eşim
Dışişleri Bakanlığı'nı temsilen dalışa katılan Denizcilik
Dairesi Başkanı 3 yıldız dalıcı Çağatay Erciyes oldu. 
Aşağıda birbirimize poz vererek güzel kareler yakalayacağımızı
düşünürken dalışını bitirerek dalıştan çıkanlar neredeyse
sıfıra yakın görüş olduğunu söyleyerek moralimizi bozsa
da yine de yapacağımız dalışın anma dalışı olduğunu hatırlayarak,
"fotoğraf çekmesek de olur" diyebilecek kadar
da zorluyorduk kendimizi.
Suya giriş ve çıkışlar için kurulan asansör sistemini isteyen
kullanırken SAS ve SAT personelinin yaklaşık 4-5 metre yükseklikten
kendini bırakışlarındaki zarafet ve askerlik anılarımın
depreşmesi beni de onlar gibi atlamaya itti. Dalış eşim
asansörü tercih ederken ben 2 saniye içerinizde boğazın
serin sularıyla kucaklaşmıştım bile.
Dalış rehberimiz olan SAS Astsubaylar M. Emin Koçak ve Cüneyt
Canarslan'a fotoğraf çekeceğimiz için biraz oyalanabileceğimizi
hatırlatarak dalış hattına doğru yol aldık.
Gerçektende dipte "gemi" olarak zor adlandırılabilecek
bir enkaz vardı. Ancak bazı parçalar bize bunun bir gemi
olabileceğini söylüyordu. Öncelikle gemi üzerine bırakılan
plaketi görüntüleyerek 11 metre derinlikte yaklaşık 30 metrelik
hat üzerinde, 13 dakikalık kısa sayılabilecek dalışımızı
gerçekleştirdik. Bu arda bol bol olmasa da bize enkazın
gemi olduğunu hatırlatan parçaları ya da enkaz üzer
ine
gelen sevimli deniz canlılarını gördüğümüzde deklanşöre
basıyor ve sonra SAS personeliyle ok'leşip yola devam ediyorduk.
Bu kısa ama unutulmayacak dalışın sonunda görülen çıkış
şamandırası boğazın serin sularına veda etme vaktinin geldiğini
söylüyordu.
Asansörle gemiye alındığımızda biz de aşağıda gördüklerini
hararetle anlatan gruplara dahil olmuştuk bile.
Malzemelerimizi toplarken Gemi Komutanı'nın bröve töreni
anonsu muhabbeti bırakarak toplanmak için acele etmemiz
gerektiğini anımsattı.
Bir süre sonra TCG AĞ-5'in kıç üstünde kurulan tören alanına
gelen ve dalışın ev sahibi yapan Kuzey Deniz Saha Komutanı
Koramiral Metin Ataç dalışa katılanlara teşekkür ederek
askeri personele katılma sertifikalarını dağıttı. Daha sonra
Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar da sivil
personele sertifikalarını verdi. Sertifika töreninin ardından
töreni izleyen basın mensuplarına sualtında çektiğim fotoğraflardan
da vererek bir gün içerisinde tanıştığım ve güzel bir dostluk
kurduğum arkadaşlarımla vedalaştım.
Bize güzel bir gün geçirten TCG AĞ-5'ten ayrılarak yine
TCSG 106'ya binerken bizi uğurlayan diğer gemilerin de düdükleri
boğazda yankılanmaya başlamıştı.
Son kez "Dur Yolcu" şiirinin dizelerini okurken
karşımızda bir başka kahraman Nusrat Mayın Gemisi'nin maketi
de gururla duruyordu.
Düzenlenen dalışla, vatan savunması için hayatlarını gözlerini
dahi kırpmadan feda eden 25 denizcimizin yanı sıra bu topraklarda
öldükten sonra Ulu Önder Atatürk'ün "bizim evlatlarımız"
olarak nitelediği yabancılar da dahil yaklaşık 450 bin askeri
de saygı ve rahmetle anıyorum.
Dalıştan
notlar
o Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Metin Ataç'ın koordinasyonunda
gerçekleştirilen dalış faaliyetine, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na
bağlı TCG Kemer, TCG AĞ-5, TC Erdek, TCG AB-35 ve TCG Öncü
gemilerinin yanı sıra Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı
TCSG 106, TCSG 4, Saget 6, 1 helikopter ile Kurtarma Sualtı
Komutanlığı'na bağlı 1 dalış timi katıldı.
o Dalışa Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Metin Ataç,
Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar, Çıkarma
Filosu Komutanı Tümamiral Aydın Gürül, Çanakkale Boğaz ve
Garnizon Komutanı Tümamiral Deniz Kutluk, Seyir Hidrografi
ve Oşinografi Daire Başkanı Tuğamiral Nazım Çubukçu, Emekli
Koramiral Ekmel Totrakan Mesudiye Zırhlısı üzerine uzun
yıllar çalışan Tarih Araştırmacısı Oğuz Otay, Sualtısporları
Cankurtarma Sukayağı ve Paletli Yüzme Federasyonu kurul
üyeleri, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim
üyeleri, sualtı belgeselcisi Haluk Cecan ve ekibi katıldı.
o Dalış öncesi tüm dalıcılar tek tek sağlık muayenesinden
geçirildi, sağlık sorunu bulunan dalıcıların dalmasına izin
verilmedi. 
o Her türlü konforun düşünüldüğü dalışta, dalışın yapıldığı
TCG AĞ-5 gemisinde konuklar için bir dinlenme salonu ve
kafeterya dahi düşünülmüştü.
Mesudiye
Zırhlısı
Mesudiye Zırhlısı 1877-78 Osmanlı-Rus, 1897 Osmanlı-Yunan,
1912 Balkan savaşlarında başarılarla görev yaptı. Çanakkale
Deniz Savaşları öncesinde yenilenmek için gittiği İngiltere'den
ana topları sökülerek geri gelince Çanakkale Boğazı'na girmek
isteyen yabancı gemilere karşı sabit batarya olarak kullanıldı.
Mesudiye Zırhlısı, 13 Aralık 1914'de, İngiliz B-11 Denizaltısı'ndan
atılan torpidoyla batırıldı.
Sarısığılar mevkiinde denizin 20 metre derinliğinde bulunan
Mesudiye Zırhlısı battığında, 598 kişilik mürettebatından
10 subay ve 15 er şehit oldu. Daha sonra bir kısmı su üstünde
kalan Mesudiye'nin saclarının bir kısmı Bakanlar Kurulu
kararıyla söküldü.