DALIŞ, DENİZ, DOĞA, GEZİ, DERGİSİ
Sayı 72
Temmuz 2004

  Sorularınız İçin     
  2.El Malzeme        
  Abone Formu      
  Dalış Kulübü
  Malzemeciler
  Bize Ulaşın            
  Site içi arama    
  Künye          
  Foto Galeri           
  Hava durumu       


 

 


site design © 2001 omnis


Mesudiye Şehitlerine Saygı


Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, sivil ve askeri personeli bir araya getirerek Mesudiye'de şehit olan denizciler anısına özel bir dalış düzenledi.
Bu dalış ekibine kabul edilmiş olmanın verdiği gururla hocam Erhan Öztürk'le birlikte İstanbul'da Savaş Yapman'la buluşarak Çanakkale'ye doğru yola çıktık. 18 Haziran akşamı Çanakkale Subay Orduevi'nde düzenlenen kokteylle hem dalış yapacak askeri ve sivil personelin tanışması sağlanırken hem de dalış hakkında bilgi verildi. Kokteylin ardından düzenlenen dalış bilgilendirme toplantısında önce Mesudiye Zırhlısı'nın tarihçesi hakkında bilgi verildi. Bölgenin durumu ve gece rov cihazıyla alınan görüntüler izlettirilerek dalıcıların dalış bölgesi hakkında bilgilenmesi sağlandı.
Toplantıda, dalışa katılan Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar, geminin enkazının kötü bir halde olduğunu, çok fazla görülecek bir şey kalmadığını belirterek, bu dalışın şehitler anısına yapıldığını ve bunun unutulmamasını istedi.
Daha sonra kimlerin ne sırayla ve neyle dalış gemisine intikal edileceği bilgisi de verildikten sonra toplantı bitirildi. Ancak kısa bir süre içerisinde kaynaştığımız SAS, SAT ve Aksaz Dalış Okulu personeli bizi bırakmadı. Birlikte yediğimiz yemek ve keyifli sohbetleri güzel bir gece geçirmemizi sağladı.
Ertesi sabah Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ait TCSG 106 botuyla Şehir Hatları İskelesinden alınarak Sarısığlar mevkii
ndeki dalış yapacağımız Deniz Kuvvetleri Komutanlığı TCG AĞ-5 kurtarma gemisine nakledildik.
Bir yandan Necmettin Halil Onan'ın "Dur Yolcu" adlı şiirinin ilk dizelerini kazındığı dağın eteklerinde okurken bir yandan da scuba malzememizi bize gösterilen yerlere yerleştiriyorduk. Yapacağımız dalışın hem heyecanı hem de gururu adrenalin olarak damarlarımda dolaşmaya başlamıştı bile. Gemi komutanının brifing anonsuyla Dalış Amiri yapılacak dalışın brifingini vermeye başladı.
Bu arada dalış öncesi Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Metin Ataç ve beraberindeki askeri heyet, geminin battığı Sarısığılar mevkiinde, denize saygı çelengi bıraktıktan sonra basın mensuplarının alındığı gemiden indirilen rov cihazıyla dalışları izledi.
Dalış planına göre önce Haluk Cecan ve ekibi Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar ve Emekli Koramiral Ekmel Totrakan ile birlikte inerek gemiye "13 Aralık 1914 tarihinde bu mevkide batırılan Mesudiye Zırhlısı'na yapılan saygı dalışı" yazan plaketi bırakacaktı. Daha sonra SAS ve SAT personelinden oluşan dalış rehberleri eşliğinde sivil personel ikişer ikişer suya alınarak belirlenen hat üzerinde anma dalışını gerçekleştirecekti. Dalış amiri dalışta önceliğin güvenlik olduğunu vurgulayarak brifingi bitirdi ve hazırlanmaya başladık.
Bu sırada güvenlik için Çanakkale Boğazı'nın gemi ve tekne trafiğine kapatılmasının yanı sıra Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gemiler ve bir de Sahil Güvenlik helikopteri dalışa eşlik etti.
Dalışlar planlandığı gibi gerçekleşti. Benim dalış eşim Dışişleri Bakanlığı'nı temsilen dalışa katılan Denizcilik Dairesi Başkanı 3 yıldız dalıcı Çağatay Erciyes oldu.

Aşağıda birbirimize poz vererek güzel kareler yakalayacağımızı düşünürken dalışını bitirerek dalıştan çıkanlar neredeyse sıfıra yakın görüş olduğunu söyleyerek moralimizi bozsa da yine de yapacağımız dalışın anma dalışı olduğunu hatırlayarak, "fotoğraf çekmesek de olur" diyebilecek kadar da zorluyorduk kendimizi.
Suya giriş ve çıkışlar için kurulan asansör sistemini isteyen kullanırken SAS ve SAT personelinin yaklaşık 4-5 metre yükseklikten kendini bırakışlarındaki zarafet ve askerlik anılarımın depreşmesi beni de onlar gibi atlamaya itti. Dalış eşim asansörü tercih ederken ben 2 saniye içerinizde boğazın serin sularıyla kucaklaşmıştım bile.
Dalış rehberimiz olan SAS Astsubaylar M. Emin Koçak ve Cüneyt Canarslan'a fotoğraf çekeceğimiz için biraz oyalanabileceğimizi hatırlatarak dalış hattına doğru yol aldık.
Gerçektende dipte "gemi" olarak zor adlandırılabilecek bir enkaz vardı. Ancak bazı parçalar bize bunun bir gemi olabileceğini söylüyordu. Öncelikle gemi üzerine bırakılan plaketi görüntüleyerek 11 metre derinlikte yaklaşık 30 metrelik hat üzerinde, 13 dakikalık kısa sayılabilecek dalışımızı gerçekleştirdik. Bu arda bol bol olmasa da bize enkazın gemi olduğunu hatırlatan parçaları ya da enkaz üzer
ine gelen sevimli deniz canlılarını gördüğümüzde deklanşöre basıyor ve sonra SAS personeliyle ok'leşip yola devam ediyorduk.
Bu kısa ama unutulmayacak dalışın sonunda görülen çıkış şamandırası boğazın serin sularına veda etme vaktinin geldiğini söylüyordu.
Asansörle gemiye alındığımızda biz de aşağıda gördüklerini hararetle anlatan gruplara dahil olmuştuk bile.
Malzemelerimizi toplarken Gemi Komutanı'nın bröve töreni anonsu muhabbeti bırakarak toplanmak için acele etmemiz gerektiğini anımsattı.
Bir süre sonra TCG AĞ-5'in kıç üstünde kurulan tören alanına gelen ve dalışın ev sahibi yapan Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Metin Ataç dalışa katılanlara teşekkür ederek askeri personele katılma sertifikalarını dağıttı. Daha sonra Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar da sivil personele sertifikalarını verdi. Sertifika töreninin ardından töreni izleyen basın mensuplarına sualtında çektiğim fotoğraflardan da vererek bir gün içerisinde tanıştığım ve güzel bir dostluk kurduğum arkadaşlarımla vedalaştım.
Bize güzel bir gün geçirten TCG AĞ-5'ten ayrılarak yine TCSG 106'ya binerken bizi uğurlayan diğer gemilerin de düdükleri boğazda yankılanmaya başlamıştı.
Son kez "Dur Yolcu" şiirinin dizelerini okurken karşımızda bir başka kahraman Nusrat Mayın Gemisi'nin maketi de gururla duruyordu.
Düzenlenen dalışla, vatan savunması için hayatlarını gözlerini dahi kırpmadan feda eden 25 denizcimizin yanı sıra bu topraklarda öldükten sonra Ulu Önder Atatürk'ün "bizim evlatlarımız" olarak nitelediği yabancılar da dahil yaklaşık 450 bin askeri
de saygı ve rahmetle anıyorum.

Dalıştan notlar
o Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Metin Ataç'ın koordinasyonunda gerçekleştirilen dalış faaliyetine, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Kemer, TCG AĞ-5, TC Erdek, TCG AB-35 ve TCG Öncü gemilerinin yanı sıra Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı TCSG 106, TCSG 4, Saget 6, 1 helikopter ile Kurtarma Sualtı Komutanlığı'na bağlı 1 dalış timi katıldı.
o Dalışa Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Metin Ataç, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Lütfü Sancar, Çıkarma Filosu Komutanı Tümamiral Aydın Gürül, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tümamiral Deniz Kutluk, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Daire Başkanı Tuğamiral Nazım Çubukçu, Emekli Koramiral Ekmel Totrakan Mesudiye Zırhlısı üzerine uzun yıllar çalışan Tarih Araştırmacısı Oğuz Otay, Sualtısporları Cankurtarma Sukayağı ve Paletli Yüzme Federasyonu kurul üyeleri, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri, sualtı belgeselcisi Haluk Cecan ve ekibi katıldı.
o Dalış öncesi tüm dalıcılar tek tek sağlık muayenesinden geçirildi, sağlık sorunu bulunan dalıcıların dalmasına izin verilmedi.

o Her türlü konforun düşünüldüğü dalışta, dalışın yapıldığı TCG AĞ-5 gemisinde konuklar için bir dinlenme salonu ve kafeterya dahi düşünülmüştü.

Mesudiye Zırhlısı
Mesudiye Zırhlısı 1877-78 Osmanlı-Rus, 1897 Osmanlı-Yunan, 1912 Balkan savaşlarında başarılarla görev yaptı. Çanakkale Deniz Savaşları öncesinde yenilenmek için gittiği İngiltere'den ana topları sökülerek geri gelince Çanakkale Boğazı'na girmek isteyen yabancı gemilere karşı sabit batarya olarak kullanıldı. Mesudiye Zırhlısı, 13 Aralık 1914'de, İngiliz B-11 Denizaltısı'ndan atılan torpidoyla batırıldı.
Sarısığılar mevkiinde denizin 20 metre derinliğinde bulunan Mesudiye Zırhlısı battığında, 598 kişilik mürettebatından 10 subay ve 15 er şehit oldu. Daha sonra bir kısmı su üstünde kalan Mesudiye'nin saclarının bir kısmı Bakanlar Kurulu kararıyla söküldü.

 


 Konular

Sıpadan Adası
Av Peşinde Koşanlar
Hera
Sualtı Fotoğrafçımız
Sualtında Video
Turuncu Paletler
Dalaman Kartallar Ekibi
Mesudiye Şehitlerine Saygı
Regülatörler

 Ayın seçimi
Sıpadan Adası
Sualtı Dünyası'nda bu ay eşim Yasemin'le beraber Malezya -Borneo'da bulunan muhteşem dalış noktalarından ikisi olan Sıpadan adası ve Kapalai'de bir hafta boyunca yaptığımız dalışlardan ve bu bölgeye Türkiye'den nasıl ulaşılabildiğinden bahsetmek istiyorum. Güneydoğu Asya ülkelerinden olan Malezya doğu ve batı Malezya olmak üzere iki ana parçadan oluşur. Başkent Kuala Lumpur'un da bulunduğu Doğu Malezya Tayland'ın güneyinde ana karaya bağlı kuzey - güney doğrultusunda 800 km boyunca uzanan bir yarımadadır. Batı Malezya ise Güney Çin Denizi'nin ana karadan ayırdığı Borneo adası'nın kuzeyidir.Türkiye'ye vize uygulamayan ülkelerden biri olan Malezya'nın dalış cennetlerine ulaşmak için en uygun iki alternatif yolculuğun ilk etabı olan İstanbul - Kuala Lumpur ayağını Türk Havayolları ya da Malezya Havayolları ile uçmak. 10 saat kadar süren bu etap sonrasında Kuala Lumpur'dan bineceğiniz uçakla Borneo adası'nda Kota Kinabalu adlı merkeze geçiyorsunuz. Bu yolculuk da 4 saate yakın sürmekte. Kota Kinabalu'dan ada üzerinde bulunan başka bir merkez olan Tawau'ya uçuş ise 50 dakika civarı sürüyor. Bu aynı zamanda gidiş yolunun son uçak yolculuğu...

 
Devamı...

 Gezi Bölgeleri

Sıpadan Adası
Dalaman Kartallar Ekibi